Devran Balcı
Devran Balcı
Blog

eğitim programlarında ruh sağlığı çalışmalarının önemi

EĞİTİM PROGRAMLARINDA PSİKOLOJİK CHECK-UP PROGRAMI: ÖNLEYİCİ RUH SAĞLIĞINA YÖNELİK BİR YAKLAŞIM
ÖZET
Bu makalede eğitim kurumlarına yönelik psikolojik check-up programı ele alınmaktadır. Bu programda öğrencilerin psikolojik iyi oluşlarını düzenli aralıklarla denetleyip ruhsal ihtiyaçlarını erken dönemde tespit ederek uygun destek mekanizmaları sağlamaktır.
GİRİŞ
Günümüzde akademik başarıların yanı sıra öğrencilerin ruh sağlığının düzenlenmesi de eğitim kurumları için temel bir sorumluluk haline gelmiştir. İnsan biyo-psikososyal bir varlık olduğundan dolayı; yoğun sınav stresi ve kaygısı, teknoloji bağımlılığı, akran ilişkilerindeki sorunlar aile içindeki geçimsizlik iletişim eksikliği gibi faktörler herkeste olduğu gibi öğrencilerin de ruh sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle öğrencilerin ruhsal durumlarının düzenli aralıklarla değerlendirilmesi ve önleyici müdahalelerin yapılması önem taşımaktadır. Bu noktada psikolojik check-up programları önleyici ruh sağlığı yaklaşımı olarak dikkat çekmektedir.
KURAMSAL ÇERÇEVE
Tıbbi check-up uygulamaları bireylerde henüz bir hastalık çıkmadan önce risk faktörlerinin belirlenmesine katkı sağlamaktadır. Psikolojik check-up programları da benzer şekilde bireylerin psikolojik sağlamlılıklarını ölçerek erken dönemde risk faktörlerini belirleyip gerekli yönlendirme ve psikoljik danışma hizmetlerini devreye sokmayı amaçlar. Yapılan çalışmalar stres yönetimi, kaygı ve depresyon gibi kavramların öğrenci başarısıyla yakından bir ilişkisi olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bu programı uygulayan eğitim kurumlarının başarı ve motivasyonunun daha yüksek olması kuvvetlidir.
PROGRAM TASARIMI VE UYGULAMA
Bahsedilen psikolojik check-up program 4 aşamadan oluşmmaktadır:
Ön değerlendirme
Öğrencilere kaygı, depresyon, stres ve psikolojik sağlamlık ve diğer psikoljik check- up programlarından farklı olarak dikkat seviyesi ve sayısal sözel alanlardaki bilişsel düzeyleri gibi alanları ölçen ölçekler uygulanır.
Öğretmen ve velilerden geri bildirim alınır.
Bireysel görüşme
Riskli ve alanında bilişsel zorluk yaşayan öğrencilerle kısa süreli görüşmeler yapılır.
Güçlü yönleri ve gelişim alanları belirlenir.
Raporlama
Öğrencilerin psikolojik sağlamlık ve bilişsel düzeyleri ile ilgili rapor hazırlanır.
Bu rapor eğitim kurumunda çalışan psiklojik danışmman ve veli ile paylaşılır.
Takip ve desteek
Gerekli olduğu takdirde psikolojik danışmanlık, grup çalışmaları ve uzman yönlendirmeleri yapılır.
TARTIŞMA
Psikolojik check-up programlarının eğitim kurumlarında uygulanması, öğrencilerin ruh sağlığının korunması ve geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Öncelikle, bu programlar sayesinde öğrencilerin psikolojik sorunları erken dönemde tespit edilmekte ve gerekli önleyici müdahaleler yapılabilmektedir. Örneğin, sınav kaygısı yaşayan bir öğrenciye erken dönemde destek verilmesi, hem akademik başarısını hem de duygusal dengelerini olumlu yönde etkileyebilir. Bu durum, öğrencilerin yalnızca bireysel gelişimlerine değil, aynı zamanda okul iklimine de katkı sağlamaktadır.
Psikolojik check-up uygulamalarının en önemli katkılarından biri önleyici ruh sağlığı hizmetlerini güçlendirmesidir. Ruhsal sorunların erken teşhisi, ilerleyen süreçlerde ortaya çıkabilecek daha ciddi psikolojik bozuklukların önlenmesine yardımcı olur. Ayrıca, öğrencilerin güçlü yönlerinin ortaya çıkarılması, psikolojik sağlamlıklarının artırılması ve sosyal becerilerinin geliştirilmesi açısından da değerli bir işlev görür.
Bir diğer önemli katkısı da uygulanan bazı testler sonucunda öğrencilerin kısa ve uzun dikkat, sayısal , sözel zeka gibi bilişsel özelliklerini belirlemek. Bu uygulamanın amacı ise öğrencinin güçlü ve zayıf noktalarına odaklanarak geliştirici programlarla eğitim sürecinde en yüksek verimi yakalayabilmek.
Bununla birlikte, programın uygulanmasında çeşitli sınırlılıklar ve zorluklar da bulunmaktadır. Öncelikle, etik boyut büyük önem taşır. Öğrenci verilerinin gizliliği, bilgilendirilmiş onam süreci ve gönüllülük ilkesi titizlikle korunmalıdır. Aksi halde öğrencilerde ve velilerde güven kaybı oluşabilir. İkinci olarak, bazı eğitim kurumlarında psikolojik danışman sayısının yetersiz olması, programın etkin uygulanmasını zorlaştırabilir. Ayrıca, okul yönetimlerinin ve velilerin bu tür programlara yönelik farkındalıklarının düşük olması, uygulamanın sürdürülebilirliğini sınırlayabilir.
Son olarak öğrencilerin bu programa gösterebilecekleri direnç de dikkate alınmalıdır. Öğrenciler programa katılmakta çekinebilir veya sonuçların olumsuz algılanmasından kaygılanabilir. Bu durumlar için olumlu bir dil kullanılmalı ve programın amacı sorun bulmak değil geliştirmek olduğu dikkatle vurgulanmalıdır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
Psikolojik check-up programlarının düzenli olarak uygulanması, eğitim kurumlarının rehberlik hizmetlerini daha etkin hale getirecek ve öğrencilerin bireysel gelişim süreçlerine katkıda bulunacaktır. Ancak programın başarısı, gizlilik ve etik ilkelerin titizlikle korunmasına, uzman personelin yeterli olmasına ve okul yönetiminin sürece destek vermesine bağlıdır.